Büyük şehirlerde artan kira ve yaşam maliyetleri, gençlerin barınma sorununu derinleştiriyor.
Geçmişten günümüze gelen, şimdilerde daha da artan barınma sorunu öğrenciler için yalnızca ekonomik değil; güvenliklerini, temel yaşam haklarını ve eğitim hayatının niteliğini de etkileyen sadece öğrencileri değil toplumun genelini etkileyen toplumsal bir sorundur.
İstanbul’da öğrencilerin artan yaşam maliyetlerini ele alan aşağıdaki video, barınma sorununun ekonomik boyutunu somut verilerle ortaya koyuyor.
Barınma sorununun yalnızca konut değil, aynı zamanda ekonomik bir kriz boyutu da bulunuyor.
Özellikle İstanbul gibi büyük şehirlerde öğrencilerin yaşam maliyetleri, eğitim sürecini doğrudan etkiliyor.

Büyük şehirlerde okuyan öğrenciler ilk seçenek olarak yurtlara başvurmayı denediklerinde kısıtlı kontenjanlarla karşılaşıyorlar, yurtta barınma şansı kazanamayan öğrenciler ise artan kira fiyatlarına rağmen eğitimlerine devam edebilmek için ev kiralamaya yönelmektedir. Birçok öğrenci bunun yanında merkezi olmayan düşük kaliteli ancak yüksek fiyatlı barınma seçeneklerine mecbur bırakıyor. Bu durum öğrencilerin yalnızca maddi değil; eğitimlerinde zorlanmalarına, mental sağlıklarına hatta bazen güvenliklerini tehlike altında bırakıyor.
Öğrencilerin hayatlarındaki bu belirsizlik öğrencilerin günlük yaşam kalitesini de ciddi ölçüde etkilemektedir. Ders çalışma ortamlarının yetersizliği, ekonomik ve gelecek kaygılarının yarattığı mental sorunlar öğrencilerin akademik başarıları üzerinde baskı oluşturuyor. Öğrenciler hayatlarını şekillendiren kalıcı bir engel olan barınma sorununu geçici çözümlerle değil, kalıcı ve yenilikçi çözümlerle çözülmesini istiyor.
Durum mezun olmuş ve yeni iş hayatına başlamış gençler de için de farklı değil. Büyük hayallerle kazandıkları okullardan mezun olan gençler, uzun ve emeklerinin karşılıklarını alamadıkları çalışma saatleri ile, işsizlik ve iş güvencesizliğiyle karşı karşıya kalıyorlar. Özellikle İstanbul ve Ankara gibi büyük şehirlerde durum bunlardan çok daha fazlası.
Uzmanlar barınma sorununa yönelik kalıcı ve sürdürülebilir çözümler getirilmesini gerektiğini;uygun maliyetli öğrenci konutlarının üretimi, ulaşım desteği ve yurt kapasitesinin planlı biçimde artırılmasının öncelikli adımlar olduğunu vurguluyor.
Barınma sorunu, öğrencilerin yalnızca bugünkü koşullarını değil, gelecek beklentilerini de doğrudan etkileyen yapısal bir mesele olarak gündemde kalmaya devam ediyor.

Yorum bırakın